| |
Elta Ada Organik ürünlerinin
lezzetli ve sağlıklı dünyasına hoşgeldiniz....
Elta Ada sizlere Gökçeada'nın
lezzet ve sağlığını sunuyor. Bir Gökçeada kültürü olan zeytinyağını
hiçbir kimyasal girdi kullanmadan, tamamen organik yöntemlerle
üreterek beğeninize sunuyor.
Yalnızca zeytinyağı değil, Türkiye'de
ilk kez organik süt ürünleri ve meyve-sebzeyle de damak tadınıza
hitap ediyor.

|
|
|
Organik
Tarım Nedir?
Organik (Ekolojik) tarım, yüksek girdi kullanımına
dayalı endüstriyel tarımın insan sağlığı, ekonomi ve çevre açısından
ortaya çıkardığı olumsuz sonuçların karşısında alternatif olarak
ortaya çıkmış bir tarım sistemidir. Kaynakların en iyi şekilde
kullanımına dayanarak yanlış uygulamalar sonucu bozulan doğal
dengeyi korumayı amaçlayan organik tarım sisteminde, sentetik kimyasal
gübrelerin, ilaçların ve hormonların kullanımı yasaklanmıştır.
Türkiye'de organik üretiminde yürürlükte olan mevzuat; Tarım ve
Köy İşleri Bakanlığı'nın 01.12.2004 tarih, 5262 sayılı kanun
ve bu kanuna dayanarak hazırlanan yönetmeliklerdir. Anılan kanun
ve yönetmelikler çerçevesinde sertifikasyon kuruluşları, üreticileri
denetleyerek organik ürün sertifikası vermektedir. Mevzuat çerçevesinde
uyulması gereken konuların başında pestisit ve benzeri sentetik
kimyasalların organik tarımda kullanılmaması ve araziden rafa kadar
ürünün izlediği tüm aşamaların kontrolü gelmektedir.
Çok parçalı arazilerden oluşan Türkiye'de, organik üretimin sağlanması
oldukça zordur. "Komşu parsellerden" etkilenme riski ve bu riskin
ürün maliyetlerini artırması söz konusudur. Bu anlamda çevredeki
komşu arazilere bedel ödenmektedir.
Türkiye'de organik gıda standartlarıyla ilgili bir diğer önemli
sorun, denetimi yürütecek, akredite olmuş laboratuvarların bulunmayışıdır.
Birçok teknik analiz maalesef yurtdışında yapılmaktadır ve ürünün
bu zaman zarfında tazeliğini, nitelik ve niceliklerini koruması
riskleri bulunmaktadır.
Marketlerde ve bir çok satış birimi veya yerinde "konvansiyonel"
ürünler, organik ürün adı altında satılmaktadır. Bir çok büyük
firma rekabetten dolayı natürel veya doğal terimlerini kullanmaktalar,
aslında bunların organik ürünle hiç ilgisi bulunamadığı gibi tüketiciyi
yanıltmaktadır.
Türkiye'de çok yeni olan bu sektörde, istismar ve kirlilik maalesef
her geçen gün biraz daha artmaktadır. Son dönemde, organik üretim
yapan bir çok firmanın ortaya çıktığı gözlenmekte, denetimlerin
yetersiz oluşu, sertifikasyon kuruluşlarının adeta ahbap-çavuş
ilişkileriyle ürünleri sertifikalandırması, piyasada haksız rekabet
ortamı oluşturmaktadır. Haksız rekabet, gerçek anlamda organik
ürün üreten işletmeleri demoralize ettiği gibi, ürün fiyat ve
kalitesini düşürmek zorunda bırakmakta ve sektörün geleceği açısından
ciddi zararlara neden olmaktadır.
|
|